YOĞURT KAPLARI

2007-12-26 12:33:00

Sabah bulaşık yıkarken ellerimin annemin ellerine ne kadar
benzediğini  fark ettim.
Benzemekten de öte; tıpatıp aynısı olmuşlar..

Ergenlik çaglarımda (hakikaten çekilmez bir yeniyetmeydim) annemin
ellerine sinir olurdum.

Ya da söyle diyelim: Sinir olduğum bir milyon sekiz yüz kırk altı
şeyden  biri de annemin elleriydi.

Kadıncagızın beni sinir etmek için ellerine özel olarak yaptığı bir sey de  yoktu.

Uzun kırmızıya boyanmis cadı tırnaklari falan veya lime lime olmus
tırnak  etleri gibi bir durum da yoktu.
Sadece sekilsizdi. Yani güzel degildi. Ve ben buna sinir olurdum.

"Hah" dedim kendi kendime "simdi senin de bir sıpan olsaydı o da
sinir  olacaktı ellerine. Yeterince güzel değilmis diye.."

simdi ise o eller biraz daha elimin içinde kalsin diye ne
numaralar  çekiyorum...
Yok
üsüdüm, tutsana elimi, yok kremi fazla sürdüm, alsana birazini,
tirnaklarin uzamis, törpüleyeyim mi..


Aslinda düsününce, eller disinda da anneme her geçen gün daha çok
benziyorum.

Eskiden çok umurumda olmazdi simdi evde ufacik bir daginiklik olsa
sikiliyorum.

Sabah kalkar kalkmaz temizlik yapmaya basliyorum.

Hesapça çay demleninceye kadarki vakti degerlendirmis olacagim.

Çay zift oluyor, ben hâlâ bir yerleri siliyorum.


    Ayni annem gibi ben de masa örtülerini
düzeltmeden yanlarindan  geçmiyor,
    hoh yapip silmeden aynalara bakmiyor,
yerden gübür toplamadan  ilerleyemiyorum artik.


    Ayni onun gibi sabah kalkinca uzun uzun
camdan disariya bakmadan güne  de baslayamiyorum.

    Esnafla iki kelimenin beli kirmazsam ayni
onun gibi eksik isyapmis sayiyorum kendimi.



    Daha az süsleniyor ama tipki onun gibi
daha çok bakim yapiyorum.

    Eskiden tek bir nemlendiriciyi üç kereden
fazla kullanamayan ben artik  her gün sabah aksam sürüyorum.

    Üstelik findik tanesikadar miktar, oldu artik ceviz tanesi kadar!  Rimel ise kurumak üzere..  Bu kadarla kalsa yine iyi..Arkadaslarimdan çok bitkilerimle konusmama  ne diyorsunuz?     Ya da yalnizsam on iki dedi mi en sahanefilmi bile seyrediyor olsam  kapatip cup yataga giriyor olmama?     Veya çantamda vizildayan bir çocugaverilmek üzere BONBON tasimaya  baslamama?  Ben de sasiriyorum ama gerçek.  Annemde dalga geçtigim ne kadar sey varsa hepsiniben de yapiyorum artik!...    Tek kaygimşu: Bir gün ben de YOGURT KAPLARINI biriktirmeye baslayacak  miyim acaba?    Aklimin almadigi tek sey bu. Bütün dolapiçleri yikanmis, kurulanmis  yogurt kaplariyladolu.   Hepsi küçük kuleler seklinde üst üstedizilmis, kuzu kuzu bekliyorlar.  . Kapakları da elbette mevcut.  Onlarca degil yüzlerce!    Ne diyeyim...     Bir gün elimdeki yogurt kabinideterjanlarken anlarim herhalde kap  biriktirmenin esbab-i mucibesini.. . ...................................................................................    Bu yazıyı geçen sene yine bu günlerdeyazmıştım..    'bayram-yılbaşı' vesilesiyle birazdegistirerek yenidenyayınlamak istedim..     Çünkü hatirlatmak istedim ki annelerimizdekizdigimiz, kirildigimiz,  dalga geçtigimiz, hafife aldigimiz,  lüzumsuz gördügümüz, saçma buldugumuz nekadar huy, aliskanlik, arzu,  istek varsa  bir gün hepsini kendimiz de edinecegiz .sakanizi, siteminizi yaparken  bunu unutmayin istedim.     Üstelik  bazen sadecealiskanliklar degil bahtlar da annelerden  kizlara miras kalabiliyor.    iyi veya kötü..   Onlari elestirirken, yargilarken bunu dadüsünün istedim..   Çünkü..    Ben..    Artik..  Yogurt kaplarini biriktirmeye basladim.. 

 

0
0
0
Yorum Yaz